Bogaz’da kahvalti yapmak isterseniz!

Kahvalti gunun en cok sevdigim ogunudur! Ister sabah tek basina yenen bir tost olsun, ister sevdiklerinle birlikte mukellef bir masada tum lezzetler, kahvalti kendi basina bir mutluluktur benim icin.

Cocukken de kahvaltilari severdim ozellikle Pazar kahvaltilarini.Bizi uyandirmaya calisan annemin “Kalkalim, kalkalim tuz kavuralim. Kalkalim, kalkalim tuz kavuralim.” tekerlemesini soylemesiyle  ayri bir heyecanla baslardi Pazarlar. Bazen benim heyecanimin sebebi omlet olurdu, bazen yumurtali ekmek… Neyse bu kadar gecmis yeter gelelim gunumuze ve guzel bir kahvalti noktasina!

Pazar sabahi canimiz bogazda bir kahvalti cekerek cok tehlikeli bir saatte uyandik! Tehlikeli dedim cunku az biraz daha gec kalirsak kalabaliklar trafige akabilir, kahvalti yerini karabasana birakabilirdi. Neyse vurduk kendimizi Beylerbeyi’ne baktik oralar dolmus devam ettik Anadolu hisarina baktik oralar da dolmus donduk geriye. Sinirler hafiften acliktan incelmeye baslamisti ki esim Kandilli’den gecerken bir yer gordugunu soyledi. Tamam dedim gidelim.

Iyi ki de gormus iyi ki de gitmeye karar vermisiz.

Lokasyon: Kandilli
Yerin adi: Suna ablanin yeri. Ihlamur cafe.

Essiz bir Kopru ve Rumelihisari manzarasina karsi agaclarin altinda kalabaliklardan uzak, insanin ruhunu dinlendiren bir mekan. Biz gittigimizde saat 10.30 civariydi ve daha bos masalar vardi.

Kahvalti serpme olarak geliyor ve menemen, sigara boregi menuye dahil.

Servis gayet hizli. Caylar demli, sicak ve siz soylemeden ikinciler, ucunculer hemen geliyor:)

Ufak bir hatirlatma. Serpme kahvalti alacaginiz zaman kac kisilik oldugunu belirtmeyi unutmayin.  Biz iki kisilik aldigimizi dusunurken zar zor bitirdigimiz kahvaltinin tek kisilik oldugunu ogrenince inanamadik. Kisaca, gayet zengin ve doyurucu. (Serpme Kahvalti tek kisilik fiyat 25 TL. Ikinci kisi icin 5 TL ekstra cay parasi aliniyor.)

Burayi neden sevdim?

Guzel bir kahvalti icin istedigim hersey vardi;

  1. Agaclar altinda sakin bir bahce.
  2. Bogaz manzarasi.
  3. Sicak demli caylar ve lezzetli kahvaltiliklar.
  4. Hizli ve duzgun hizmet.


Umarim hep boyle kalir…


Zehirlemeyen dis macunu!

Dentiste Plus White! Uyku Oncesi Dis Macunu

“Dis macunu” kullanimi uzerinde acikcasi bir kac ay oncesine kadar fazla dusunmemistim. Hayatin kosusturmasi icinde dis fircalamak cocuklugumdan beri gunde 3 kere yapmaya ozen gosterdigim siradan, basit birseydi. Simdi dusunuyorum da keske annem cocukken dis fircalama aliskanligi edinmem icin gosterdigi cabayi spor yapmam icin de gosterseydi. Herhalde simdiye kadar her zaman sahip oldugum o 5 kg fazlayi coktan vermis ve mukemmel bir fizige sahip olmus olurdum.

“Her gun spor yapmadan yataga girmek yok. Kos git 10 mekik cek gel bakayim.”

Genelde dis macunu kullaniminı sadece dislerle ve dis etiyle ilgili sanirdim. Oysa, agiz icinde dil altinda bulunan yogun kılcal damarlar vasıtasıyla beyin ve üreme organlarıyla dis macunun etkilesimi tum sagligimizi hayati olarak etkiliyebiliyormus. Her gun 3 kere, bir omur boyu kullandigimizi dusunurseniz…

Bu konuyla ilgili yaptigim okumalar sonucunda (asagida cok kisaca bulabilirsiniz) iki ay once dis macunu kullanimindan, karbonat kullanimina gectik.

Fakat yillarin aliskanligini degistirmek hic kolay degil! Ben de icinde vucuda zararli olabilecek florid, sentetik östrojen, tio2 gibi kimyasallarin bulunmadigi bir marka arastirmaya basladim ve sonunda buldum!

Dentiste Plus White!
http://www.dentiste.com.tr/dentiste-plus-white-pump/index.html

Maslak’ta bulunan Can Eczanesi’nde grip ilaci alirken kasanin yaninda duran Dentiste Plus White dis macununu fark ettim.

Icerigine baktigimda standart macunlarda bulunan zararli kimyasallarin iceriginde bulunmadigini sevincle ogrendim.  Bunu uzerine bir de Alman mali oldugunu okuyunca guvenim bir kat daha artti ve hemen satin aldim.

Fiyati diger standart markalar ile asagi yukari ayni ama satin alirken onceligim aradigimi bulmus olmanin sevinci oldugundan fiyati acikcasi cok fazla dusunmedim diyebiliriz.

Bu satin alma deneyiminden edindigim sonuclar soyle;

- Bilgi sahibi olmak, bilgi sahibi yapmak yeni musteri olusturmak icin kullanilabilecek en onemli metod.
- Ikna olmus potansiyel musterilere kimsenin gidip satis yapmasi gerekmiyor. Onlar, kendileri arayip buluyor ve satin aliyorlar.
- Satin alma kararini ve odenecek tutari kesinlikle alinacak urunun sagladigi faydanin potansiyel musteri algisi belirliyor.
- Sadece aranan fayda degil ona ek olarak diger markalarda bulunmayan bir fayda satin almayi guclendiriyor. (Sabahlari ağızda olusabilecek kötü nefese cozum sunmasi)
- Kasanin yani gibi bekleme yapilan ve cuzdanin ciktigi alanlar merchandising acisindan kesinlikle en onemli alanlar. Bu alanlar cok yakindan incelenmeli, hangi urunlerin satildigi olcumlemeli ve satislari arttiracak urunler ile gelistirilmeli.
- Markanizi kamuoyu tarafindan guven duyulan bir diger marka ile guclendirmek satin alma kararini guclendirir. Bu benim durumumda “Almanya” gibi kendi basina guven konumlandirmasina sahip bir marka oldu.

Zararli kimyasallar konusunu merak edenlere…

Suan markette satilan bircok jenerik urunun icinde sentetik östrojen ve kurtucu madde tio2 bulunuyor. Bu iki kimyasal testis, yumurtalık, ve beyin dokularında birikerek, hormonal dengesizliklere, kistlere,  ağrılı adet sancılarına, erken ergenliğe, poliksitik over’e neden olabiliyormus.

Dis macunlarinin iceriginde bulunan bir diger tartismali muhteviyat ise bildiginiz gibi Florid!

2000 yılında İngiltere’de musluk sularına florid karıştırarak halkin dislerini korumak icin  sunulan yasa önerisine İngiliz kamuoyunun tepkisi oldukça büyük oldu. Anti-Florid Kampanyası’nın yoğun çalışmaları sonucunda başta Boots, Sainsbury ve Safeway gibi büyük market zincirleri ‘’floridsiz diş macunları’’nı üretip raflarına yerleştirmek zorunda kaldı.

Ingiliz kamuoyu neden boyle buyuk bir tepki verdi?

Bir çok endüstri kolunun atık ürünü olan ve sodyum silikoflorid ile birlikte elde edilen alüminyum üretimi endüstrisinin bir atığıdır. Depolanması oldukça güçtür.

Denizlerin dibinde depolandığında milyonlarca balığın ve deniz canlısının ölümüne neden olmakta, eğer toprağa depolanırsa nehirlere ve yeraltı sularına karışmakta ve toprağı zehirlemektedir. Metali yeme özelliği de bulunduğu için sodyum floridin depolanması için üretilen konteynırlar oldukça pahalıya mal olmaktadır.

20. yüzyılın ikinci yarısında kapitalizmin bu zehirli atığın depolarına maliyetinden kurtulmak için ‘ floridli diş macunları’ masalını ortaya atmış, başta ABD olmak üzere dünya çapında bir dizi üniversitenin diş hekimliği ve halk sağlığı bölümlerinde diş sağlığı için floridin faydaları üzerine araştırmalar yönlendirmiş ve sonuçta her ülkede floridli diş macunları diş hekimleri kuruluşlarının onayını almıştır.

Amerika’da musluk sularina florid katilmaktadir ve artan kanser vakalari ile bir ilgisi oldugu dusunulebilir.

Biscolata’yi bana kim satti biliyor musunuz?

O kadar yakisikli erkek modellerle reklamlar, o kadar Turkcell cikartmasi ile viral uygulamalar varken bana sata sata biskuviyi bakkal amca satti!

Aksam kuaforden ciktim eve dogru gidiyorum. Ekmek ve yogurt almak icin yolumun uzerindeki bakkala girdim. Once ihtiyaclari hemen aldim. Yemek sonrasi agza atilacak boyle degisik tatli birseyler bakmaya basladim. (Daha cok esim icin:) Kendi kendime hep ayni seyler var derken bir anda gozume tezgahin ustunde cesit cesit Biscolata kutulari takildi.

Bu kadar reklamin sonucunda Biscolata markasini ‘ismen’ reklamlardan ogrenmisim. Ancak dune kadar gidip bir alayim sunlardan, canim da cok istedi demisligim olmadi. Bunun da sebebi bakkalda gorunce anladim ki tam olarak icinde ne menem birsey oldugunu da bilmiyormusum. Urunu acikcasi reklamdan hic hatirlamadiğimi fark ettim sadece kendilerince yakisikli modellerin resimleri kalmis aklimda.

Neyse, bir an refleks olarak Biscolata’yi deneyip denemedigini bakkal amcaya sordum. Aldigim cevabi bir bakkaldan duyabilecegimi beklemiyordum. Portakallisi ayri guzelmis, digerleri farkli guzel. Kendisi cok severek yemis, doyamamis tadina vs vs. vs.

Bu kadar guzel seyler soylemek icin ya Bakkal amca kendini o reklamlardaki modellerle ozdeslestirmis ya da daha gercekci bir bakis acisi ile bir cesit prim anlasmasi yapmis. Her ne olmussa olmus bilmiyorum sonuc olarak bakkal amca bana tum cesitlerinden olmak uzere Biscolatalardan satti. Ustelik bununla da kalmadi! Yeni cikan farkli bir urununu de bana guzel guzel anlatti. Valla herhalde bir dahaki sefere de onlardan satin alacagim.

Gelelim Biscolata hakkinda dusuncelerime.

Bir tarafi ince cikolata bir tarafi yumusak kek tarzinda biskuvi
Bana farkli geldi. En azindan suan mevcuttaki kek ve biskuvilerden ayrisiyor.
Cani hem hem cikolata hem de kekimsi birsey isteyenlere cozum olabilir.

Lezzet cesitlerinden biz portakallisini begendik. Tropikal meyvelisini ve frambuazlisini pek tavsiye etmiyorum.

Buradan cikan sonuc reklamda marka bilinirligi arttirilabilir. Eger urunu agiz sulandiracak sekilde, dogru kitleye anlatmiyor ve gostermiyorsaniz satislariniza dogrudan bir etkisi olmayacaktir. (Kullandiğiniz celebrity ya da yakisikli erkekler akilda kalan tek sey olabilir.)

Urunu kim bizzat musterinize sunacak ve satacak ise onlari markanizin elcisi haline getirmek zorundasiniz cunku biz Turkler en cok bizzati insan iliskisine ve tavsiyesinize cok onem veririz. Bakkal amcanin en onemli satis elemanimiz oldugunu unutmamaliyiz.

Satis arttirmak icin merchandising uygulmasi cok onemli. Ama en onemlisi urunu satin olacak kisi ve kisilerin urunu denemis, begenmis olmasi ve onlarin musterilerine onermesi, tavsiye etmesi.

Peki satislarin artarak devam etmesi icin ne gerekiyor? Urunun diger benzerlerinden ayrismasi, memnun kalan musteriler ve onlarin urunu diger arkadaslarina tavsiye etmesi.

Bunlarin hepsi olmadan maalesef ne marka olunuyor ne de satislar artiyor. Reklamdaki modeller ne kadar kendilerince yakisikli olursa olsun…


Facebook’dan daha zevkli, PINTEREST!

Palo Alto, California’da bir grup genc insan bir araya gelmis ve benim uzun suredir aklimda olan gorsel akil defteri (scrapbook) fikrini harika bir yenilikci bir bakis acisiyla hayata gecirmisler. Adi Pinterest. http://pinterest.com/ (Kullanmak isteyenler bu linkten uyelik talep edebilirler)

Pinterest ekibi gorevlerini soyle tanimlamislar: Amacimiz dunyadaki herkesi ilginc bulduklari seyler araciligiyla bir birlerine baglamak. Bizce, sevilen bir kitap, oyuncak veya bir yemek tarifi iki kisi arasinda ortak bir baglantiyi ortaya cikarabilir. Dunya uzerindeki herkesi zevkleri araciligiyla bir birleriyle iletisime gecmelerini istiyoruz.

Gorsel bir paylasim sitesi olan Pinterest’in sagladigi iki temel faydayi soyle ozetleyebiliriz.

1- Internette dolasirken veya Pinterest icinde begendiginiz gorselleri online olarak arsivlemek.
2- Sizin begendiginiz ya da yaptigimiz islerin gorsellerini diger insanlarla buradan paylasmak

Bu site hakkinda ilk bilgiyi Campaign dergisindeki bir makaleden edindim. Makaleyi okur okumaz hemen gidip uye oldum. Firma beni bu kadar kolay ve hizli bir sekilde kazandi.

Eger uretilen urun, hizmet gercekten bir ihtiyaca cevap veriyorsa musteri bulmak iste bu kadar kolay olacaktir. Cunku Pinterest benim aklimdaki seyi sadece gerceklestirmemis, bunu en kolay, en guzel ve en efektif sekilde yapmis. Tum bu pazarlama surecinde asil onemli ve zor olan Fikri bulmaktir. Fikir herseydir, gerisi sadece teferruat.

Artik Pinteres’in sadik bir kullancisi ve gonullu elcisiyim. Cunku, Palo Alto, California’da bir araya gelmis, her irktan bu guzel, akilli insanlar benim icin birsey uretmisler. Bende hemen kendi fotograflarimi yeni accountuma yukledim. http://pinterest.com/banuhaus/life-is-worth-living-by-creating/

Bakalim bizim ortak zevklerimiz var mi?

Thank you Pinterest. I love you guys.


Bir dugme kadar kucuk musteri memnuniyeti

Musteri dedigin kendindir. Esin, dostun, annen, babandir. Tuketici, musteri gibi terimlerle kisileri yabancilastirmak sadece islerimizi zorlastirir, karmasiklastirir.

Musteri memnuniyeti denen sey bir dugme kadar kucuk olabilir. Aslinda, beklenti cok buyuk degildir. Sadece ihtiyac olustugunda, zamaninda bir cevap alabilmek, diyalog kuracak bir kisi bulabilmektir. Size davranilmasini istediginiz gibi karsinizdakine de davranmaktir. Samimi, icten ve dusunceli olmaktir.

Google’da Ingilizce olarak “Customer Satisfaction” icin arama yaptiginizda tam 130.000.000 sonuc cikar. Turkce’ de ise “Musteri Memnuniyeti” arama sonucu 2.630.000’dir.

Atalarimiz herseyi bildikleri gibi bu konuyu da cok iyi biliyorlardi. Zira onlarin dedigi gibi once igneyi kendimize sonra cuvaldizi baskasina batirirsak iste o zaman Musteri Memnuniyeti denen seyin ne kadar basit oldugunu anlayabiliriz.

Bu konuda Ankara menseyli Selen Giyim, Boyner gibi bir markaya benim gozumde buyuk bir fark atmayi kucuk bir dugme ile basardi.

Gecen hafta Boyner Istinye Park’ta bir palto begendim. Palto tam aradigim ozelliklerde oldugu icin satin almaya karar verdim. Aslinda bir model daha begendim ancak yalniz buyuk beden uretildigi icin ve terzide iki bedenden daha fazla tadilatin sorun yaratacagi bilgisinden dolayi onu almaktan vazgectim. Ancak hala goruntusu gozumden gitmiyor:(

Palto arayisim sirasinda Boyner’de elime attigim ve begendigim tum modellerin ayni marka cikmasi da benim icin ayri bir supriz oldu. Selen Giyim.

Baktigim bir cok markanin urettigi ancak kanimca bosuna urettigi palto tasarimlari icinde Selen Giyim’in modelleri palto gibi paltolardi. Kollari uzun, yakasi kapali, kumasi kaliteli fonksiyonel modellerdi.

Alacagim paltoda tam karar vermistim ki dugmesinin eksik oldugunu fark ettim. Maalesef icinde yedegi de olmadigi icin Boyner Istinye park magaza calisanlarindan bu dugmenin temini konusunda yardimci olmalarini rica ettim. Maalesef ellerinde bu dugmeden olmadigini soylediler. Paltonun modeline hic uymayan kocaman dugmeleri istersem dikebileceklerini de ayrica eklediler. Kendilerine belki uretici firmadan temin edebileceklerini soyledim ancak konuyu gecistirerek yapabilecekleri birseyin olmadigini soylediler. Paltoyu cok begendigim icin bir adet dugmesi olmamasina ragmen satin aldim.

Bir sonraki gun paltonun icindeki iletisim bilgilerinden Ankara menseyli Selen Giyim’e konuyla ilgili bir email yolladim. Acikcasi geri doneceklerinden pek umutlu degildim ama bir kac saat sonra dugmeyi hemen yollayacaklarini soyleyen bir email aldim. Bu emaildan bir gun sonra da benim talebimden adetce cok daha fazla yedegiyle dugmelerim adresime geldi.

Selen giyim ile kurdugum tum bu diyalog beni cok mutlu etti. Ihtiyacim zahmetsizce, zamaninda giderildi ve daha once tanimadigim Selen markasina olan guvenim, sempatim olustu.  Simdiden 5 kisiye sozlu olarak bu guzel davranislarini anlattim. Burada da yer vererek gordugunuz gibi paylasmaya devam ediyorum.

Gelecek sezon, Selen’in paltolarini yakindan takip edecegim. Belki kim bilir aklimda kalan o deve tuyu rengi buyuk beden paltonun kucugunu de uretirler:) Hatta, kim bilir kendi isimleriyle Istanbul’da Istinye Park’ta bir magaza acarlar ve ben Boyner’e gitmeden onlardan dogrudan alabilirim. 

Selen Giyim ailesine Asli Hanim’in nezdinde tekrar tesekkurler.

Bistro 33, sabah insani degilsin bunu bil!

Cocukluk arkadaslarimla ayda bir gerceklestirdigimiz kahvalti bulusmalarimizin en zor kismi yer secimidir.

Grubumuz kalabalik oldugu ve hepimiz potansiyel dominant ladyler oldugumuz icin bir hafta oncesinden yazismlarimiz baslar. Bu sefer allahtan Aysu konuya el atip Bistro 33’de yapiyoruz dedi ve sayisiz email israfina son vermis oldu.

Cumartesi sabahi saat 10 gibi Bistro’da bulusmak uzere sozlestik. Ben vardigimda, benden once gelen iki arkadasim disinda mekan tamamen bostu. Bistro’ya genelde aksam saatlerinde gittigimiz icin bu bosluk bizi gercekten sasirtti. Ozellikle de calisanlarin o saatte orada olmalarini sorgulayan bakislari
asil konuyu ozetliyor gibiydi. 

Neyse, grup tamamlandi, siparisler verildi. Herkes kendince isteklerini soyledi, ben kahvaltiyla birlikte kahve siparisimi verdim. Sohbet sohbeti acti ve kahvaltilarin bir bolumu geldi, bir bolumu gelmedi. Bildiginiz gibi, toplu kahvaltilarda herkesin ayni anda hizmet almasi onemlidir yoksa kendinizi tek basiniza yemek yerken bulabilirsiniz ya da bir bakmissiniz herkes daha yeni basliyor gibi tadsiz durumlar olabilir.

Benim icin kahvaltida bir tek konu gercekten onemlidir o da kahvaltimla birlikte kahvemi almak. Bunu da ozellikle belirtirim ki sonradan bir sorun cikmasin. Bu basit bir konu gibi gelebilir ama inanin bu basit hizmeti alabilmek cok ama cok muhim bir meseledir ve gercekten nadirdir. Bistro’da bu standarti maalesef bozmadi.

Kahvaltim geldiginde garson beye kahvenin de gelip gelmedigini sordum hemen gelecegini soyledi ve soyleyis o soyleyis. Kahvalti bittttiii ve kahve gelmedi. Geldiginize is isten gecmisti. Koca mekanda sadece bir kac masa olmamiza ragmen maalesef garsonu bulmanin imkansizligi sebebiyle bu basit hizmeti bu seferde alamamis oldum.

Hizmet vermek kahvaltiyi masaya getirmek demek degildir. Cunkuk, bu temel bir gorevdir ve olmak zorundadir. Fakat, fark yaratmaniz gereken konu, o tabagi musterinin tercihi dogrultusunda sunmaktir, iste asil bu sizin markaniza deger katacak ve mutlu kahvaltilar mutlu arkadasliklar ve mutlu musteriler kazanmanizi saglayacaktir. Yoksa bir omlete 15 TL vermenin anlami nedir sormak isterim?

Tabi burada ki hizmet aksakliginin temeline baktigimizda olasi sikintinin kaynagii istekleri disinda sabah dukkan acan ve aksamdan yorgun argin gelen calisanlar da olabilir. Zira, hizmet veren kisi eger mutlu degilse, verecegi hizmette kimseleri mutlu etmez, hatta mutsuz eder.

Bistro 33’un sahibi nacizane benim fikrimce kendine su sorulari sorsa isletmesi icin faydali olacaktir.

  • Sabah calisan ekibinin kaci gercekten severek, isteyerek oraya geliyor?
  • Gercekten sabah brunch vermesine deger bir ciro elde ediyor mu?


Ozetle, herkes bence iyi oldugu seyi yapmali. Sadece is olsun diye, digerleri yapiyor diye ayni seyi yapmamalisiniz. Ya da yapiyorsaniz tam yapmalisiniz ve fark yaratmalisiniz. Yoksa, maalesef kas yaparken goz cikarirsiniz ve markaniza zarar verirsiniz. Bistro 33 aksamlari sevdigim bir mekan ancak kahvalti icin bir daha tercih edecegimizi hic zannetmiyorum.




“Organik Pinar Yogurt” neden ikinci kez alinmaz?

Yogurdu cok severim. Her zaman, her seyle yerim. Buzdolabinin olmazsa olmazidir. Yogurdun lezzeti, kivami bizim icin onemlidir. O yuzden yeni markalara, yeni deneyimlere her zaman acigizdir.

Yine bir Migros ziyaretim sirasinda zamanim cok olmadigi icin hizlica yogurt almak icin reyona girdim. Genelde Sutas aldigim icin oncelikle gozum onu aradi ancak gozum aradigini bulamadan Pinar Yogurt’un uzerinde “Organik” yazan urunune yakalandi. Zamanim cok olmadigindan ve “Organik” kelimesinin yogurt ile yan yana gelince olusturdugu lezzet cazibesi sebebiyle dusunmeden hemen attim sepete.

Eve geldim heyecan icinde “Organik” Pinar yogurdumu actim ve aaaa o de ne? Icine neredeyse yogurt koymayi unutmuslar;  kocaman yogurt kabinin neredeyse ucte biri bostu.

Iyi niyetimi sabit tutarak, cok degerli ve lezzetli bir yogurt oldugu icin kocaman ambalaja azicik yogurt koyduklarini dusunerek koydum kaseye ve aldim ilk kasigimi.

Ilk kasik ve son kasik. Maalesef organik falan hikaye. Her zamanki standart fabrikasyon yogurt tadi.

Sonuc olarak; Organik Pinar yogurdu kesinlikle tavsiye etmiyorum cunku organikligini bilmem ama lezzetli olmadigi kesin. Ustune ustluk bir de kocaman ambalaja azicik yogurt koymuslar. Olmasi gereken iki temel taahut ikiside yok o zaman ikinci kez satin almada yok!



Eski esnaflar isi biliyordu.

Konu satis ve pazarlama olunca hep yuzumuzu okyanus otesine ceviririz. Oysa, kapitalizm oradan cikmis olsada konu ticaret olunca dunyanin en eski alisveris merkezine sahip bir ulke olarak isin iletisim sanatini bizim esnafimiz olusturmustur.

Istanbul 1453’te feth edildikten sadece 8 yil sonra Kapali carsi insaa edilmistir. Kapali carsi esnafi ticaretin, pazarlamanin ve satisin her zaman duayeni olmustur. Isin sirri ritueldedir.

Eski esnaflar ile alisveris ritueli su sekilde olur; once cay ikram edilir. Cay ikrami isin kalbini olusturur. Cunku esnaf sizi cay icerken oturunusunuzdan, konusmaniza kadar yavas yavas tartmaya baslar. Amaci sizi tanimak, bir yakinlik olusturmak ve tabi ki satisi gerceklestirmek icin kac liraniz oldugunu ogrenmektir.

Eski esnafin dukkaninda tezgah, uzeri beyaz bir ortu ile ortulmus caylari ictiginiz ve masa sandiginiz seyin altindadir. Sohbet dogru yere geldiginde, esnaf ortuyu acar ve en ucuzdan en pahaliya dogru sabirla ve ustalikla mallarini teker teker size sunmaya baslar.

En ucuzdan, en pahaliya olmasinin amaci musteriyi utandirmamaktir. Cunku eger musteri begenir ama parasi yetmez ise ucuzu da almaktan utanarak hic bir sey almadan dukkandan cikip gidebilir. O yuzden sira cok onemlidir. Ne utandirmak, ne de ucuza mal satmak; musterinin en cok begenecegi ve cebindeki en cok parayi verebilecegi dogru mali satmanin sirri bu sirada gizlidir.

Yolunuz Kapali carsiya duserse ve size cay ikram ederlerse sakin reddetmeyin cunku eger cay yok ise satista yoktur.

Buradan cikacak hisse; yabanciyi, dosta, dostu ise musteriye donusturmek bir cay ikrami ile baslar gerisi hos sohbet.

Not: Yenikoy Rotary toplantisinda bu guzel bilgileri bizlerle paylasan Sn. Serdar Gülgün’e tekrar cok tesekkurler.

Hotic ve Nine west benim icin tamamdir

Bazi markalar vardir sizin hayatinizi kolaylastirir. Iste ayakkabi denince benim sadik musterisi oldugum markalarin Nine west ve Hotic oldugunu artik kendime itiraf edebilirim.

Gecen sefer aklimda kalan Hotic’teki kahverengi topuklu ayakkabi artik aklimda degil dolabimda.

Dolabima girmesini kolaylastiran iki sebep sunlar; Satici hanimin Fenerbahceli olusu ve benim olmamama ragmen hos sohbeti. Ikinci olarak da, ayakkabinin 36.5’nun magazada bulunuyor olmasi. Aslinda satis denilen sey iste bukadar kolay; guler yuz ve tatli dil, ihtiyac ile bulusunca ayakkabi musterinizin dolabindaki yerini kolaycacik alir.

Online alisveris beni bu seferde kazanamadi!

Her sabah ritual olarak bir cok yerel, ulusal siteyi takip ederim. Hurriyet.com.tr’da rituallerimin icinde bulunur. Hurriyet’in websitesine ait okuma aliskanliklarimi ayri bir yazimda anlatirim. Konuyu dagitmadan bugun sayfalarinda clubboon.com banner reklami ile ilgili deneyimi anlatayim.

Diger yazimda da hatirlayabileceginiz gibi ayakkabi ihtiyacalarimi bu sezon icin tamamlamak icin calismalara basladim. Suan sirada cizme konusunu halletmek var.

Kafamda bu ihtiyac olmasi sebebiyle Hurriyet’in ana sayfasindaki clubboon.com alisveris sitesine ait banner uzerindeki cizme fotografi sebebiyle ilgimi cekti. Fiyat deseniz o cizme icin gercekten cok ucuz bir rakkamdi.

Kisisel olarak internet uzerinden alisveris yapan bir profilim yok. Belki bu banner sayesinde Clubboon ile tanisir artik bende online alisveris cilginligina katilirim diye dusundum.

Neyse bannera tikladim. Klasik uyelik formu cikti. Doldurduk. Sonra? Sonra ne olacak: o ilandaki cizme yok oldu!


Benim o ilan ile ilgilenmemdeki tek sebebim o cizmeydi ve cizmeyi siteye koymamislar. Koymuslarsalarda (bu kelimeyi yazmak cok garibimi gitti) benim sabrimin yetmeyecegi bir yere koyduklari icin bulamamis olabilirim.

Neyse, sonra cizme icin olabilecek linklere tikladim. Maalesef cizme konusunda birsey bulamadim. Sonra baska neler varmis diye baktim ancak bu siteden alisveris yapmami cazip kilan hicbirsey bulamadim.

Keske reklama ayirdiklari parayi pazarlamaya ayirsalardi ve oncelikle niye bu siteyi kurduklarini, nasil farklilasacaklarini, nasil paylasilmaya deger alisveris deneyim olusturacaklari uzerine biraz daha zaman ayirsalardi.

Maalesef bu reklam dikkatimi cekmeyi basardiktan sonra dikkatimi ceken konu uzerinde beni daha cok bilgilendirecegine taahutunu yerine getirmeyerek benim degerli zamanimi caldi ve bana durust davranmadi. Bu sebeplerle beni musteri olarak da kazanamadi.  Hatta musteriyi birakin biraz abartirsak ufak capta bir dusman kazandi bile diyebiliriz.

Suan ulkemizde bir e-ticaret cilginligi yasaniyor.  2011 yilinda gerceklesen eticaret hacmi 22,9 milyar TL.  Gelecek 10 yilda 250 milyara ulasmasi bekleniyor. Rakkamlar herkesin agzinin suyunu akitiyor.  Hal boyle olunca klasik yaklasimimiz olan yan yana acilan otobus sirketleri, kuaforler, garip ballari satan magazalar gibi ya da hic onemli degil basarili oldugu dusunulen her ne ise onun taklidine yatirim yapiliyor ve basarili olmak umuluyor.

Oysa onemli olan ister sanal ister gercek olsun benim gibi hedef kitleyi yakaladiktan sonra beni kazanacak farki yaratmak. Magazalar sanal olabilir ancak maalesef insanlarimiz hep ayni.

Bircok basarili markayi tenzih ediyorum.